Kişilik Bozuklukları ve Kişilik Yapılanmaları

By Kasım 26, 2019 Aralık 11th, 2019 Terapi Konuları

Hits: 46

Birisi için dünyanın en iyi insanıyken anlam veremediğiniz bir sebeple, aksine dünyanın en kötüsüymiş gibi davranıldığınız oldu mu? Ya da kainat kendisi için yaratılmış gibi davranan, kendi doğrusu dışnda kalan her ne varsa gram değer vermeyen tanıdıklarınız var mı?

Peki ya bu adam da aşırı içine kapanık, insanlarla yakınlık kurmayı hiç sevmez, iki kelime sohbet etmez, ne hissettiğini de anlamak çok zor dediğiniz birilerini tanıyor musunuz? İşin diğer tarafında, içinizde kocaman bir boşluk hissettiğiniz zamanlar oluyor mu? Veya topşumsal kurallar kaideler ve bunlara uyum sağlamak sizin için ne kadar zorlayıcı? Belki de hayatın her alanındaki nizamda intizamda yaşanacak en ufak bir aksaklık bile sizin için kabul edilemez olabilir.

Kişilik bozuklukları ve kişilik yapılanmaları birbiriyle karıştırılabilecek ve aslında birbiriyle iç içe girmiş iki kavram diyebiliriz. Ameyane tabirle sokaktaki vatandaşın çat diye yapabileceği bir ayrımdan bahsetmiyorum tabii ki ancak kısa yoldan şunu söyleyebilirim; kişilik bozuklukları belli psikiyatrik tanı kreiterlerini karşılayan ruhsal rahatsızlıklar iken, kişilik yapılanmaları ise bu rahatsızlıklara özgü bazı özelliklerin bireyin kişiliği üzerine daha hafif şiddette yansıması halidir.

Kişilik bozuklukları genel olarak bireyin içinde yaşadığı toplumun kültürüne ve yaşam biçimine duygulanım ( duygunun yoğunluğu, şiddeti ve duruma uygunluğu) bilişsel ( algılama ve yorumlama gibi zihinsel süreçler) dürtülerin kontrolü ve kişiler arası ilişkiler açısından belirgin olarak uyumsuzluk gösterme halidir.

Kişilik bozuklukların da bu alanlardan en az ikisine de görülen, katı davranış örüntüleri vardır. Davranış örüntülerindeki bu katılık ve uyumsuzluk bireyin iş, okul, sosyal ve yakın ilişkilerindeki işlevselliğini bozan ve kişiye sıkıntı veren bir yapıya sahiptir. Temelleri ergenlik dönemine dayanmakla birlikte 18 yaşından önce tanı koymak mümkün değildir. Davranış kalıpları uzun solukludur ve değişiklik göstermezler.

Davranış bozukluğu olan kişilerin durumla ilgili farkındalıkları yoktur ve ben merkezci bir yapıya sahiptirler. Olması gerekenin onların dünyaya değil, dünyanın onlara uyum sağlaması gerektiği düşüncesine sahiplerdir. Peki o öyledir, bu böyledir ortak ve genel özelliklerini saydık. Ne tür kişilik bozuklukları vardır diyecek olursanız, işin tanı kriterlerini oluşturanlar kişilik bozukluklarını üç gruba ayırmışlar.

Bunlardan ilkinde paranoid, şizoid, ve şizotipal kişilik bozuklukları; ikincisinde antisosyal, borderline (sınır) histriyonik ve narsisistik kişilik bozuklukları; üçüncüsünde ise kaçıngan (çekingen) bağımlı ve obsesif kompulsif kişilik bozuklukları yer almaktadır. Bu yazı içerisinde tek tek bu kişilik bozukluklarının özelliklerini sıralayıp, yazıyı kuponla verilen ansiklopedi setine çevirmeye niyetim yok açıkçası. Kaldı ki böylesi sizi de yoracaktır. Ancak ilerleyen zamanlarda blog üzerindenbu kişilik bozukluklarıyla ilgili bilgi vereceğimi de eklemek isterim.

Kişilik bozuklukları kısmını biraz uzun tutttuktan sonra kişlik yapılanmalarıyla ilgili de bir iki kelime laf etmeden olmaz elbette. Temelde şizoid, borderline ve narsisistik kişilik yapılanmaları olmakla birlikte şizotipal, paranoid, histriyonik ve antisosyal davranış biçimlerine de rastlanmaktadır.

Adlandırmalar kafanızı karıştırabilir. Ancak daha önce de söylediğim gibi kişilik yapılanmalarında bozukluk diyemeyeceğimiz şiddette davranış biçimleri vardır. İnsanlar genelde içinde bir boşluk hissi, anlamlandıramadıkları bir mutsuzluk, içinde bulundukarı ortama aid hissedememe ve ilişki temelli problemlerle psikologa gelirler.

Ortada belirgin bir problem yokmuş gibi görülebilir ancak sürecin ilerleyen safalarında üzerine çalışılabilecek, elle tutulur şeyler mutlaka ortaya çıkmaktadır.

Leave a Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.