Bipolar Bozukluk

By Kasım 26, 2019 Aralık 11th, 2019 Terapi Konuları

Hits: 34

Bir ortanın iki ayrı ucu. Birisinde bitmeyecek gibi görünen bir enerjiyle düşüncelerin birbirini kovaladığı, bir saniye yerinizde duramayıp maceradan maceraya koşan bir çılgın, meraklı, aşırı neşeli yaratıcı, aktif, sanki isteseniz kanat takıp yıldızlara dokunabilecekmişiniz gibi; diğer tarafta ise hayattan neredeyse tüm bağlarınızı koparmış, suçluluk , değersizlik, yalnızlık hislerinin üzerinize kabus gibi çöktüğü, karamsar, bazen uykularınızın zehir olup bazen yataktan bir ömür çıkasınızın gelmediği, isteksiz, yaşamdan zevk alınmayan değişken bir halde olduğunuzu düşünün. İşte alın size bipolar bozukluk.

Aynı zamanda manik-depresif bozukluk olarak da bilinen bipolar bozukluk kabaca , dönemsel epizodlar halinde kişinin ruh halinin çöküntüye uğraması veya tehlikeli biçimde aşırı iyilik hali yaşaması olarak açıklanabilir. Tabi herkesin ruh halinde zaman zaman inişler ve çıkışlar olabilir. Ancak bipolar bozukluktaki bu değişimler kişinin yaşamını etkileyen, tehlikeli boyuttaki değişimlerdir.

Öncelikle kişi mani veya hipomani (stabil ruh hali ve mani arasında kalan ama her an maniye girme riski taşıyan durum) dönemindeyken sürekli heyecanlı, aşırı şekilde enerjik hissedebilir; uyku problemleri yaşar, ani ve hızlı düşünce değişiklikleri olabilir, konuşma hızında artış olabilir, aşırı iyimserlik gözlemlenebilir, aniden sinirlenebilir, cinsel istekte artış meydana gelebilir, odaklanmada ve dikkatte sorunlar yaşayabilir, aşırı şekilde alkol ve madde kullanımı gözlemlenebilir ve çok çabuk öfkelenebilir.

Bir kişinin manik epizodda olduğunu söylemek için bu belirtilerden en az üç tanesinin görülmesi yeterli olacaktır. Kişiyi fiziksel ve zihinsel açıdan yoran bu dönemin ardından ruh halinde bir düşüş görülür ve depresif belirtiler ortaya çıkmaya başlar. Depresyonla ilgili bilgileri uzun uzun yazıp sizi de sıkmak niyetinde değilim. O yüzden isterseniz depresyonla ilgili bilgilere depresyon konu başlığı altında ulaşabilirsiniz.

Tanı konulurken göz önünde bulundurulan durumlardan birisi ise kişinin depresyon dönemi dışında hiç manik bir dönemi olup olmadığıdır. Yani kişi hayatında hiç manik bir dönem yaşamadıysa bu depresyon türüne unipolar depresyon (bildiğimiz depresyon) eğer bir kez dahi mani yaşadıysa bipolar bozukluk tanısı konulur. İşin tedavi kısmına gelecek olursak özellikle duygudurum düzenleyiciler kullanılarak hastalığın tedavisi yürütülmektedir. İşin ilaç kısmında fazla laf etmeyip işin uzmanlarına bırakmak istiyorum.

Ancak, uzun tedavi sürecinde psikoterapinin de kişinin bu süreci daha kolay ve hasarsız atlatmasında büyük katkısı olduğunu söylemeden geçemeyeceğim. Son olarak bipolar bozukluk insanları tehlikeli sınırlar arasında savururken tedavi edilmemesi durumunda intihara varan ciddi sonuçların ortaya çıkabildiğini de söylemek isterim.

Unutmayın ki yaşamak, üzerine hiç kimsenin bir an bile ekleyemeyeceği kadar kıymetli bir hazine. Lütfen hayatın kıymetini bilelim ve onu kötülüklerden uzak tutarak, kötülüklere rağmen yaşayalım.

Leave a Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.